15 Haziran 2012 Cuma

Aradaki Benzerlikleri Bulun!!

İki futbolcu, üç takım ve bir nevi yılan hikayesine dönen iki transfer girişimi öyküsü. Aradaki benzerlikleri bulalım mı, ne dersiniz? 

Futbolcular; 


1-) Nordin Amrabat: Fas' lı orta saha oyuncusu. 2010-2011 sezonunun devre arasında PSV Eindhoven' den Kayserispor' a transfer oldu, 4.5 yıllık sözleşme imzaladı. 31 Mayıs 2015'  e kadar Kayserispor' un sözleşmeli futbolcusu. Gs' de oynamak istediğini, Kayseri' ye dönmeyeceğini söyledi.


2-) Oussama Assaidi: Fas' lı orta saha oyuncusu.2009-2010 sezonu devre arasında De Graapschap' dan Heerenveen' e transfer oldu, 3.5 yıllık sözleşme imzaladı. 30 Haziran 2013' e kadar Heerenveen' in sözleşmeli futbolcusu. Gs ile transfer görüşmesi yapmak için 2 gün önce kulübünden izinsiz ve habersiz İstanbul' a geldi.


Her iki futbolcu da Gs' nin transfer listesinde. Her iki futbolcuda Gs ile KULÜPLERİNDEN HABERSİZ oturup transfer pazarlığı yaptı. Her iki futbolcu da Gs' ye gitmek istiyor. Gel gör ki SÖZLEŞMELİ FUTBOLCULARLA teammüllerin tam tersine kulüplerinden izinsiz ve de habersiz yapılan görüşmeleri her fırsatta Gs inkar ediyor, resmi sitesine karşısında ki insanlara "AHMAK" dercesine futbolcularla görüşme olmadığını ifade eden basın açıklamaları koyuyor. Ünal Aysal diyor ki; " Benim Amrabat konusunda bir girişimim olmadı. " Sayın başkan sizin olmamış olabilir ama birileri girmiş devreye. Aynı Assaidi' yi İstanbul' a getiren Tulun gibi mesela. Sizin haberiniz olmadan tuvalete gitmeyen Tulun gidiyor futbolcu getiriyor İstanbul' a. Ve bu futbolcunun kulübü ile sözleşmesi var. Kulübünüzün şirket statüsünde olması nedeniyle bir de "abi " yalanı atılıyor ortaya. Cezadan kurtulmak için Vs. vs. 

Amrabat çıkıyor yaptığı açıklamalarda " Gs bana geldi, Fatih hocanın beni istediğini söylediler... " mealinde açıklamalar yapıyor. Biz diyoruz ki; "peçete kağıdına yazılmış bir teklif yok." ama hala görünen köye kılavuz tayin etmeye çalışıyor bazıları. Sözlemesi devam eden futbolcuya "sözleşmenin gereklerini yerine getir " dedik diye köle tacirine çıkıyor Kayserispor kulübünün adı. Futbolcu ile kulübün yer değiştirdiğini düşünün. Kötü oynayan futbolcunun sözleşmesi devam ederken gönderilmek istendiğinde " benim sözleşmem var, şu kadar tazminat isterim " dediğini ve o durumda o uğruna öldüğümüz kulübün düştüğü durumun ne olduğunu bir düşünün ve arada ki farkı söyleyin. Kusura bakmayın beyler. Marulun yaprağı gelince kıtır kıtır, sapı gelince kütür kütür demenin bir alemi yok. Şapkanızı önünüze koyun düşünün... Yüreğiniz ve de vicdanınız varsa iki dakika tarafsız olun ve iki transfer girişimi arasında ki benzerlikleri bulun. 

Gerçekler günün birinde su yüzüne çıkar ve insanların suratına suratına tokat misali iner. Asla unutmayın...

11 yorum:

  1. Eyvallah abi.emeğine sağlık...anlayabilene tabi..efe

    YanıtlayınSil
  2. Bunlar her boku yerler, sonra zeytinyağı gibi üste çıkarlar. Culio olayında bize yaptıkları şey de aynıydı. Fatih Terim 5 dakikada bir cümle 5 değişik şekilde nasıl kurulur göstermişti bizlere.

    Sonra çıkarlar etik, ahlak vs diye konuşurlar sütten çıkmış ak kaşık gibi.

    YanıtlayınSil
  3. http://www.ajansspor.com/futbol/superlig/h/20120616/demba_badan_iyisini_aliriz.html

    YanıtlayınSil
  4. Linki açmak istemeyenler için: "Başkan Aysal, Heerenveen forması giyen Faslı yıldız Ossama Assaidi’nin İstanbul’a getirilmesiyle ilgili olarak, “Kulübünün haberi olmadan böyle bir şey olur mu? Kulübü izin verdi, biz de İstanbul’a getirdik. Assaidi ile sorun yok. Heerenveen ile görüşmeler ise devam ediyor. Katar’dan aldığı cazip tekliflere karşın Galatasaray’ı tercih etti. Assaidi gelecek vaad eden, yetenekli ve başarıya aç bir oyuncu” diye konuştu."

    YanıtlayınSil
  5. KAP' ın neden haberi yok : ))

    YanıtlayınSil
  6. Geçen sezon KAP'a bildirilen hiçbir transfer "belli başlı" sebeplerden olmadığı için. Gizlice yürütmeye çalışmışlar işi ama ellerine yüzlerine bulaştırmışlar belli ki. Bu konuyu zamanında tartıştım - yine tartışmayacağım. Ama Bobo transferi bu kadar tazeyken biz mağduruz, bizi sürekli mağdur ediyorlar- bu yüzden isyan ediyoruz argümanınızı (daha önceki tartışmada kullanmıştınız) bir daha değerlendirin derim ben. Galatasaray yönetiminin ahlak yapısıyla ilgili değerlendirmelerimi transfere değil, geçen sezonki playoff sürecinde yaptıklarıma dayandırıp eksi notumu zaten vermişim. KAP olayı aynı Cem Akdağ'a yapılanlar gibi terbiyesizliktir. Aynı atletizm şubesinde yaşanan skandal veya kadın basketboluna sidik yarıştırırcasına harcanan para ve Taurasi'nin transferi gibi. Ben hiçbir zaman Galatasaray yönetimi ahlaklı demedim, demem de.

    Beni rahatsız eden, insanların kendi takımlarının yaptıklarına üç maymunu oynayıp sonra burada ahlak dersi vermeleri. Bir başkan RESMİ olarak kulübün izni alınarak getirildiğini söylüyor, iki kulüple de hiçbir organik bağı olmayan bir blog yazarı Kulübün haberi bile olmadan bu ziyaretin gerçekleştiğini söylüyor. Kime inanacağım? Siz kime inanırdınız?

    YanıtlayınSil
  7. http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Futbol/2012/06/15/terimi-cildirtan-transfer-hamlesi Ne kadarı doğru ne kadarı spekülasyondur bilmiyorum ama Sabah'a göre olayın iç yüzü.

    YanıtlayınSil
  8. Şu sorumu cevaplarsanız sevinirim. Bobo bir yer ile peçete kağıdına dahi imza attı da koskoca kamuoyunun haberi mi yok? Bobo ile MİY görüşürken araya girilmediğini, Şubat ayından beri oyuncu ile ilgilenildiğini futbolcunun kendi ağzından dinledik.

    Başkanınız RESMİ olarak kulübünden izin alındığını söylüyor, diğer tarafta Heerenveen FİFA' ya müracaat için fırsat kolluyor.

    Heerenveen kulübü ile ortak bir bağım olmadığını ya da olamayacağını size düşündüren ne bilmiyorum ama altta verdiğiniz yorumda ki link o BLOG YAZARININ tam isabetli bir yazı yazdığını, sizin yönetiminizde bazılarının BAŞKANINIZDAN habersiz şekilde ahlaksız tekliflerde bulunduğu ve başkanınızın da bu adamları korumak uğruna kırk farklı hale büründüğünü çok net, açık ve de seçik şekilde ortaya koyuyor.

    Bu işin Amrabat ile, Assaidi ile başlamadığını, evveliyatında Mehmet Topuz' lardan, Gökhan Ünal' lardan, Franca Dario Cangele' lerden, Yiğit' ler ile süregeldiğini bir kez daha hatırlatır, Gs kulübünün transfer politikasını bir nebze oturup tartışmanızı öneririm...

    YanıtlayınSil
  9. Afedersiniz de, işinize gelince inanmadığını medyanın spekülasyonu "DELİL" niteliği taşıyor, işinize gelmeyince, Bobo Mersin İdman Yurdu'nda haberleri, Bobo'yla "prensip" anlaşmasına varıldığı haberleri anlamsız oluyor. Assaidi ile Amrabat ile, Gökhan Ünal veya Cangele ile imzalanmış bir peçete kağıdı varsa, o peçete kağıdını yiyeceğim. Siz başka bir kulüple sözlü bir anlaşma yapmış bir oyuncuyu, sözlü anlaşma en az yazılı anlaşma kadar değerlidir (ahlaki açıdan) teklif edilen paranın 1.5 katını verip bir günde transfer ederken çok ahlaki, Troisi'nin sözleşmesindeki açıkları kovalayıp Gençlerbirliği'nden koparırken Pürüpak, Galatasaray oyuncunuzun meneceri ile irtibata geçince çok kirli, oldu tabii... Allah herkese böyle geniş bir ahlak anlayışı nasip etsin ki hepimiz nur dolalım.

    Afedersiniz ama Bülent Tulun, Heerenveen ile anlaşmışsa oyuncuyu Türkiye'ye getirmek için ve bu KAP'a başka talipler çıkmaması adına bildirilmemişse, bu usülsüzlük olduğu için ayıptır, Heerenveen'e ayıp edildiği için değil. Kaldı ki Heerenveen herhangi bir şey için "fırsat kolluyorsa" bu da ayrıca ahlaki bir sorundur. Madem ki Heerenveen'in rızası yok Heerenveen şu an Fifa'ya gidebilir Galatasaray'a tazminat davası açabilirdi. Neden yapmıyor? Demek ki ortada bir rıza var, sözlü veya yazılı. Madem ki Heerenveen kulübünden kontaktlarınız var, madem ki başkan amcaoğlunuz, paylaşın. Buradan atıp tutmayın. Belgelerle gelin, peçete kağıtlarıyla gelin, elle tutulur bir şeylerle gelin. Ki gelseniz bile Bobo olayındaki tavrınız ortada tartışmaya değer bir şey olmadığını gösteriyor. Bir kulüp basın yoluyla transferi bitirdiğini açıklıyorsa - ortada EN AZINDAN sözlü bir anlaşma olmak durumundadır, bu adamlar bu kadar da amatör değiller ki hiçbir anlaşma olmayan durumda transfer açıklasınlar. Tabii sözlü anlaşmaya güvenen ve transferi açıklayan kulübe futbolcuya güvenmeyip sözleşmeyi bastırmadığı için amatör diyebilirsiniz. Ama verdiği sözü çiğneyen futbolcuya da çiğneten yönetime de ben ahlaksız derim. Tabii sizin ahlak anlayışınızın yazılı protokollerle şart koşması konusunda yapabileceğim bir şey yok - ahlak tartışılabilir bir alan değil. Ve tam da bu yüzden de sizinle neyin ahlaklı olduğunu tartışmaya niyetim yok, çünkü biliyorum ki tartışma saçma sapan yerlere kayacak, Ali Turan'ın "size verdiği sözlerden" bahsedecek, size yapılanın başka bir kulübe yapılmasına sağır, kör ve dilsiz olacaksınız. Kayserispor yönetimi Bobo gibi bir futbolcuyu hakediyor. Bana sorarsanız Amrabat'ın kendilerine yaptığını da hakediyor.

    YanıtlayınSil
  10. Atıp tutma bizim değil kendini dev aynasında görenlerin. Amcaoğlunun başkanlığı düştü sormayın : )) Gayri ciddi tabirleriniz konuyu ne kadar ciddiye aldığınızı gösteriyor. Kulübünüzün yaptığı ama sizin durmadan savunduğunuz SÖZLEŞMELİ FUTBOLCU ayartma işi ile başı boşta olan oyuncuyu transfer etmeyi karşılaştıracak kadar gözünüz kararmış, önünüzü göremiyorsunuz. Bunun üzerine daha sizin yorumlarınızın bir ehemmiyeti yoktur tarafımda...

    YanıtlayınSil
  11. Bu yorum söz konusu blog yazarına değil, bu yorumları okuyan diğer kişileredir.

    Yine ve yeniden, söylediğim hiçbir şeye cevap yazılmadığı gibi - armutla elma kıyaslamasıyla zeytinyağı gibi üste çıkılmış. A olayında yapılan terbiyesizliği savunanın B olayına şikayet etmeye hakkı yoktur. Yine de "eder" gelin görün ki, yukarıda görüldüğü gibi.

    SÖZ'leşme verilen sözün yasa ile sağlama alınma halidir. Sözlü anlaşma ise karşılıklı güven ile iki tarafın birbirlerine güvenme halidir. Siz sözlü anlaşma yapan iki taraftan birini "ayartıp" "Sözleşme" imzalarsanız, bunun hali hazırda sözleşmesi olan kişiye ayartmaktan "AHLAKİ" açıdan hiçbir farkı olmaz.

    BENİM AHLAK ANLAYIŞIMA GÖRE, iki kişinin birbirlerine ömür boyu bağlılık yemini ettikten sonra taraflardan birinin diğerini aldatması ile evli bir çiftten birisinin diğerinin aldatması arasında AHLAKİ açıdan hiçbir fark yoktur. Birisine diyelim ki arabanızı ödünç verdiniz ve güveniyorsunuz, adam arabanızı alıp gitti. (güvene dayalı sözleşmeyi çiğnedi) Bir diğer kişi ise sözleşme ile kiraladığı arabayı alıp gitti. ( yasal sözleşmeyi çiğnedi ) Bu iki durumda da söz konusu eylem HIRSIZLIKTIR. Ahlaki açıdan biri diğerinden daha kötü ya da daha iyi olarak adlandırılamaz.

    "YASAL" ile "AHLAKİ" olanı karıştıracak kadar gözü kör olanlara diyecek bir şeyim yok. Ama insanların kafalarının bulanmaması için devam edeyim:

    Ben DEFALARCA Amrabat ve benzeri olaylarda yapılanın "AHLAKİ" olduğunu savunmadığımı söyledim. AMA YAPILAN ŞEY "DOĞAL". Zira futbol dünyası dediğimiz şeyi ahlaksızlar yönetiyor. DAHASI yukarıdaki paragraflarda TEK söylenen şey Assaidi olayındaki ahlaksızlığın oyuncuyu ayartmak değil, transferi gizlemeye çalışırken kamuoyuna yalan söylemek olduğudur. Kaldı ki Hollanda kulüpleri Belçika kulüpleri Fransız kulüpleri Kayserispor gibi sizi şikayet ederiz diye bağırmazlar, onlar ŞİKAYET EDERLER. Eğer ki bahsi geçen ihlal olduysa, Galatasaray'ın çoktan dava edilmiş olması gerekirdi. 1 ay bile Orta veya Kuzey Avrupa'da bir ülkede yaşarsanız adamların kurallarla olan ilişkisini daha iyi anlayabilirsiniz.

    Nuri Şahin'in sözleşmesinin bitmesine 1 sezon kala Real Madrid'e gitmek istemesi, Kagawa'nın yine aynı şekilde Man Utd'yi gitmesi, Lewandowski ve Blaczykowski'nin menecerlerinin biz kesinlikle Dortmund'dan ayrılacağız açıklamaları NE KADAR AHLAKİ ise ( söz konusu oyuncuların da sözleşmeleri sürmektedir - ve oyuncular açık bir şekilde Dortmund'da devam etmek istemediklerini söylemişlerdir ) Amrabat durumunda yaşanan da o kadar Ahlaki'dir. Keşke böyle olmasaydı keşke Bosman kuralı olmasa büyük balık küçük balığı yutmasaydı. AMA VAR. Bu blogu okuyan sağduyulu Kayserispor taraftarı, sen kendi yönetiminin hatalarının, usülsüzlüğünü, ahlaksızlığını kabullenmedikçe, sen medyayı işine geldiğinde kaynak, işine geldiğinde işbirlikçi olarak gösterip, sürekli kendini mağdur ilan ettikçe, başına gelecek şeyden şikayet ettiğinde kimse seni ciddiye almayacak.

    Ben tek bir kişiyim, bir gücüm yok, Türkiye'de bile yaşamıyorum. Benim düşündüğüm kimin umrunda? Ama aldığınız alacağınız tepkilerin daha farklı olacağını, diğer Anadolu kulüplerinin de sizi HAKLI gördüğünü sanıyorsanız, ÇOK BÜYÜK bir yanılgı içerisindesiniz.

    YanıtlayınSil

Yorum sizin...