28 Ağustos 2016 Pazar

Yazık Oldu, Çok Yazık...


İlk 10 dakika takım boyu çok uzundu, topu yere indirip ayağa oynama konusunda sıkıntı çektik. Bunun neticesinde de oyunu çok önde oynayamadık. Fenerbahçe'nin orta alanı çabuk geçmesini de engelleyemedik. Ön alan baskısını kırdık ancak kazanılan topları ileri taşıyamayınca etkili olamadık.

Sağ bekte Levent Gülen , Volkan'ın karşısında dirençli başladı, ancak hücuma çıkmıyor. Daha öne çıkarmalıyız. Sol bekte ise Anıl daha çok önde ve geri dönüşleri hızlıydı. Van der Wiel' in öne çıkışlarını engellemeyi başardı. Kanatlarda geçen haftaya göre daha etkiliydik.

Sert oynuyoruz ama riskli bir sertlik seviyesine ulaştı takım. Özellikle kritik yerlerde yapılmaması gereken fauller yüzünden 2 duran top verdik ve karşılığını ağır ödedik. Dikkatli olmak zorundayız. Gerilimi yükseltmek adına her şeyi yapacaklar.

Takım olarak pas yapma konusunda bir panik havası vardı ilk yarıda. Sakin kalamıyoruz bu da oyun disiplinini olumsuz etkiliyor. Halbuki rakibin 10 kişi kaldığını hatırlayıp oyunu soğutmak ve topu ileri taşıyıp mümkün mertebe pas alışverişlerini sıklaştırmak lazım. Bırakalım onlar koşsun topun peşinde. Takım boyunu kısaltmak zorundayız...

İki haftada yediğimiz 4 golün 3 tanesini duran toptan yedik. Çok saçma yerlerde, çok saçma fauller yapıp rakibe pozisyon verdik. Hoca inşallah bunun notlarını alıyordur...

Devreye berabere girmek çok önemliydi. 2 duran toptan 2 gol bulmak define bulmak kadar önemli. Özellikle oyunun içinde pozisyonel anlamda bir şey bulamıyorken, yakalayamıyorken çok kıymetli 2 gol bulduk. Ancak ikinci yarıya çok dikkatli başlamak lazım. Hakeme mutlaka baskı olacaktır ve bunu bize ödetmeyi seçebilir. Serkan Çınar etki altına alınabilecek yapıda bir hakem.


2. yarıda topu ayağımızda çok tutmamız gerektiğini unutarak maça başladık. Bu oyun tarzı ile dün Akhisar çok sert bir tokat yemişti. Bunu hatırlamamız gerekiyordu ama sanki eksik olan bizmişiz gibi oynadık ikinci 45 dakikayı.

Genel bir kadro analizi yapacak olursak özellikle Anıl'ın topa müdahaleleri çok yerinde ve zamanında. Ben şahsen bu oyunundan ziyadesiyle memnun kaldım. Levent Gülen'in de sırıtmadığını söylemek lazım ama orta sahanın defansif katkısı yok denecek kadar azdı.

Birde şuna değineyim. 2. ve 3. golleri tekrar tekrar izledim. Her ikisinde de Mabiala'nın boşalttığı alanları dolduran kimse olmadığı için golleri yedik. 2. golde Mabiala eşleştiği Kjaer ile hareket ederken boşalan alanı Ozan doldurdu ve gol geldi, 3. golde ise Fernandao ile kafa topuna çıktığında boşalan alana Alper kaçtı ve pozisyonu bitirdi. Eminim hoca golleri izlerken bunu görüp ona göre tedbir alacak ve o boşluğu dolduracak 1 adamı ceza sahası içinde tutacaktır.

Deplasmanda Welliton'u daha çok defans arkasına sarkıtmamız gerektiğini bugün çok net gördük. 2 kez kaçırdık, birinde Kjaer' e kırmızı aldırdı, birinde yüzde yüz pozisyon kaçtı. Bunu daha çok denememiz lazım.

Nako'nun topla daha akılcı ve daha basit oynaması takımı daha çok pozisyona sokacak, daha etkili olmamızı sağlayacak. Bu konuda da hocanın tedbir alması gerek. Hakeza 3. golde yaptığı ufak dokunuş pozisyonu ve sonucunda da golü getirdi. Daha iyi olacağını düşünüyorum. Nako'nun bu kadar az pozisyon üretmesinde ki bir diğer sebepte yükünü paylaşacak adam olmayışı. Son topu yapacak bir tek futbolcu yok ve bu durum şu maçta 4-5 gol atmamızı engelledi. Hala mı transfer yapılmayacak bu takıma merak ediyorum. Orta saha da tek düze Mijailovic ile iki yönlü oynayan Samba'nın önüne mutlak suretle topu tipleyecek bir forvet arkası transferi gerekiyor. Ki Nako'da daha rahat hareket edebilsin.

Kabul edelim. Kadıköy deplasmanında alınan 1 puan iyidir. Hele hele 7 haftalık zehir zemberek fikstür göz önüne alındığında çok iyi ama şu maçı berabere bitirince insan yanmıyor değil. 4-5 farklı bir galibiyete koşacakken kalemize gelen 3 topun ( ki üçü de duran toptan ) gol olmasını ben kabullenemiyorum. Kabullenen olacağını da sanmıyorum. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorum sizin...