18 Aralık 2017 Pazartesi

Avrupa Hayali

Uzun zamandır bloga post girmiyoruz. Fırsatı ganimet bildik, bir iki kelam edelim dedik. Bugün Twitter'da bazı kardeşlerimin takımın gidişatından yaşadıkları keyifle dile getirdikleri "takımın Avrupa Kupalarına gitmesine" dair yorumlarını gördüm ve konu ile ilgili bir kaç cümle kurdum.


Dedim ki; 



Bu yorumum üstüne görüşler geldi, arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, abilerimiz fikirlerini beyan etti. Gelen yorumların çoğuna katılmakla beraber tek tek yanıt vermek yerine buradan cevap vereyim istedim.

İlk önce şöyle bir geriye gidip neler oldu, bugünlere nasıl geldik kısaca hatırlamakta fayda var.

Kayserispor tarihinin en travmatik süreçlerini yaşadı son 2 sezondur. Küme düşme potasında dolaşan bir takım, yapılan onlarca transfer, Süleyman Hurma'dan sonra menajerlerin elinde resmen oyuncak olan bir kulüp. Ve tabii ki bu kötü süreci yönetemeyen bir başkan. Recep Mamur daha önce de yaptığı gibi takımı bıraktı gitti. Üstelik arkasında dağ gibi bir borç bırakarak. Takımı toparlamak Sn. Mehmet Özhaseki'nin öncülüğüne Erol Bedir'e kaldı. Çok su akmadı o köprünün altından bunun farkındayız. Ancak güzel günler göreceğimize dünden daha çok inanıyoruz. İşte böyle bir süreçten bugünlere geldik.

Peki Avrupa hayallerimizi neden zamana yayalım?


1- Her şeyden önce 100 Milyon TL' lik bir borçtan bahsediyoruz. Faizleri ile, diğer giderleri ile 120 Milyon TL'nin üzerinde bir borç var. Bu borçların büyümesi demek yarınlar için kurduğumuz Avrupa hayallerinin yerine halihazırda bir çok Anadolu kulübünün yaşadığı kabusları yaşamamıza neden olabilir. Bu yüzden yeni kurulan bu takımın bu süreci en az maliyet ve zararla atlatması lazım.

2- Avrupa hayali için mevcut kadro yetersiz. Ligin en zayıf yedek kulübelerinden birine sahibiz. Üstelik yapılan transferlere rağmen. Tarihimizin en büyük transferi dediğimiz Asamoah Gyan başta olmak üzere yeni transferlerin bir çoğundan istediğimiz katkıyı alamadık. Ne Bia, ne Meleg ve hatta ne Boldrin, ne Espinoza beklediğimiz kadar kadro derinliğinde kendilerine şans bulamadı, bulanlar da bekleneni veremedi. 

3- Geçen yıldan elde kalan yabancı futbolcular da cabası. Onların maliyetlerini de hesaba katarsak şişkin ama işe yaramayan bir kadro haliyle yüklü maliyet demek. Bu futbolculardan bonservis elde edilmesi de neredeyse imkansız. En fazla alacaklarına karşı fesih yapılır ki ben futbolcuların yerinde olsam ona da yanaşmam.

4- Kurulan Avrupa Kupaları hayali için transfer şart. Bugün en bedelsiz transferde dahi tek bir transfer için minimum 2 Milyon TL' ye yakın bir yük binecek kulüp bütçesine. Kaldırabilecek mi kulüp bunu bilmiyorum. Hele hele öyle 5-10 Milyon Euro'luk transfer beklentilerini saçma, gereksiz ve çok tehlikeli buluyorum.

5- İlk 5-8 arasında yer alabileceğimiz önümüzdeki bir iki sezon içinde, bu gidişatta devam ederse eğer, gelir gider dengesi oturtulur ve borçlar çevrilebilir hale gelir. Bu da bizim çok çok daha güzel hayaller kurmamıza neden olur. Merak ediyorum da hangimiz istemeyiz bunu?


Sözün özü sakin kalmakta, ayaklarımızı yere sağlam basmakta fayda var. Önümüzde bir sürü örnek var. En basit örnekte Sadık Darıcı ağabeyin söylediği gibi Erciyesspor. Biz bu süreci doğru yönetemezsek, bu süreci lehimize işletemezsek bir daha asla altından kalkamayacağımız yükleri omuzlamak zorunda kalırız. O yüklerin belimizi bükmesi de kuvvetle muhtemel.

Gelin Avrupa hayali kurmak yerine devam eden bu güzel süreçten keyif alalım, suyu akışına bırakalım. Doğru hamlelerle yola çıktığımız bu sene de çok güzel bir sezon yaşıyoruz. Tadını çıkaralım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorum sizin...